Son günlerde ülkemizde çok ilginç gelişmeler yaşanıyor. Yaşanan bu gelişmeler sonrasında ise ilk olarak aklımıza ‘demokrasi’ tanımı geliyor. Şöyle bir sözlükleri karıştırmakta fayda var. Türk Dil Kurumu demokrasiyi şu sözlerle tanımlar: ‘Halkın egemenliği temeline dayanan yönetim biçimi’
Dönelim yeniden demokrasi kavramına. Evet, bu kavram bir milletin kendi kaderini belirleme hakkı olarak biliniyor. En yalın tanımıyla halkın kendi kendini yönetmesi olarak bilinse de demokrasi sadece sandıktan ibaret değildir. O, aynı zamanda bir düşünce tarzı, bir yaşam biçimi ve bir hak arayışıdır.
Peki, demokrasi sadece seçimlerden mi ibaret? Elbette hayır. Gerçek demokrasi, hukukun üstünlüğü, ifade özgürlüğü, adil bir yargı sistemi ve hesap verilebilirlik gibi unsurlarla anlam kazanır. Fakat günümüzde demokrasi sadece kâğıt üzerinde kalan bir kavram haline mi geliyor? Seçimlere katılmak yeterli mi, yoksa halkın sürekli olarak söz sahibi olması gereken bir sistem mi?
Bireylerin hak ve özgürlüklerinin korunduğu, fikirlerin serbestçe ifade edilebildiği bir ortam olmadan demokrasi sadece bir söylemden ibaret kalır. Eleştiriyi susturan, basının sesini kısan, hukukun yerine bireysel çıkarları koyan hiçbir sistem gerçek anlamda demokratik olamaz.
Demokrasiyi sadece seçim dönemlerinde hatırlamak, ona en büyük zararlardan birini verir. Halkın her zaman bilinçli, sorgulayan ve aktif katılımcı olması gerekir. Zira demokrasi, sadece bir yönetim biçimi değil, sürekli beslenmesi gereken bir değerdir.
Bugün demokrasinin en temel unsurlarından biri olan ifade özgürlüğü tehdit altındaysa, hukukun üstünlüğü zedeleniyorsa ve halkın sesi kısılıyorsa, o zaman sormalıyız: Demokrasi gerçekten var mı, yoksa biz mi var olduğuna inanmak istiyoruz?
Gerçek demokrasi, sadece var olmasıyla değil, uygulanmasıyla anlam kazanır. Onu yaşatmak, bireylerin bilinçli ve sürekli katılımıyla mümkün olur.
Demokrasi halkın sesiyse, onu en gür şekilde çıkartmak da bizim elimizde.
Son olarak sözlerimi Lyndon B. Johnson’un şu sözleri ile tamamlamak isterim:
“Devlet yönetimine halkın katılımı demokrasinin temelidir”