Ramazan ayının sona ermesiyle birlikte bayram sofraları heyecanla kurulmayı bekliyorken, Uzman Diyetisyen Hanife Altınsoy, bayramda aşırı ve kontrolsüz beslenmenin sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarılarda bulundu.
Altınsoy, özellikle oruç sürecinden çıkan vücudun birdenbire ağır ve yağlı yiyeceklerle yüklenmemesi gerektiğini vurgulayarak, "Ramazan ayının sonlanmasıyla birlikte tüketilecek yiyeceklerin miktarı aniden arttırılmamalı. Öğün aralarında en az 2 en fazla 4-5 saat olmalı. Hızlı yemek yememeye özen gösterilmeli. Tek öğünde büyük porsiyonlarda yemek yemekten kaçınılıp azar azar ve sık yemek yemek tercih edilmeli" dedi.
SOFRALAR ŞÖLENE DÖNÜŞMESİN
Türklerin vazgeçilmez öğünü kahvaltılar ise bayram günleri ziyafete dönüşüyor. Ramazan bitişinin hemen ardından kahvaltı sofralarına dikkat edilmesi gerektiğini belirten uzman isim, "Bayram kahvaltılarının şölene dönüşmemesi, hafif ve az yağlı yiyeceklerden oluşması çok önemli. Örneğin; kızartmalar, börek, poğaça, sucuk, reçel gibi yiyecekler yerine haşlanmış yumurta, peynir, ceviz, esmer ekmek, mevsim sebzeleri ve bol yeşillikten oluşan bir kahvaltı tercih edilmeli. Kahvaltı öğünü kesinlikle atlanmamalı" ifadelerini kullandı.
Ramazan ayında yaşanan yeme kısıtlılığının, bayram sonrasında dezavantaja çevrilmemesi gerektiğine dikkat çeken Altınsoy, "Bayramda kendimizi besin tüketiminin kısıtlandığı bir dönemden çıkmış gibi hissetmek ve kontrolsüz besin tüketimini engellemek adına otokontrolü elden bırakmamak gerekmektedir. İkramlara daha kolay karşı koyabilmek için evden sağlıklı besinlerden oluşan bir öğün tüketip tok çıkmak bir yöntem olabilir. Bayram ziyaretlerinde ikram edilen şekerleme, draje ve çikolataların hacmi küçük enerjisi yüksek gıdalar olduğu unutulmamalıdır" açıklamasını yaptı.
"ÖĞÜNLERİNİZİ YANINIZDA TAŞIYIN"
Kronik rahatsızlığı olanlar için önemli uyarılarda bulunan Diyetisyen Hanife Altınsoy, "Diyabet, kalp-damar hastalıkları, yüksek tansiyon gibi kronik hastalığı olanlar uyguladıkları diyete bayram süresince de uymaya özen göstermelidir. Yapılan ikramlara hayır demesini bilmeli, hatta gerekirse şeker hastaları ara öğünlerini yanlarında taşımalıdır. Tatlı ihtiyaçlarını taze meyve yanında çiğ kuruyemiş ile yapacakları bir ara öğünle ya da tatlandırıcı ile yapılmış hafif sütlü bir tatlı ile karşılamaya çalışabilirler" dedi.
Ramazan ayında verilen kiloları korumak için günde 2-2,5 litre su içilmesi gerektiğini belirten Altınsoy, lifli-posalı besinlerin tüketiminin artırılıp, şerbetli tatlılar yerine meyveli, sütlü hafif tatlıların tercih edilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, vatandaşların her öğünde salataya yer vermelerini, ara öğünlerin ise düzenli olarak yapılması gerektiğini belirtti. Uzman isim, bayramın 1. ve 2. gününden sonra sağlıklı beslenme rutinine dönüş yapılması gerektiğini dile getirdi.