NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 3-4 Nisan tarihleri arasında Belçika’nın başkenti Brüksel’deki NATO Karargahı’nda gerçekleştirilecek NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı öncesinde basın toplantısı düzenledi. Perşembe ve cuma günleri NATO dışişleri bakanlarının gündemdeki güvenlik konularını masaya yatıracaklarını ifade eden Rutte, aynı zamanda Ukrayna, Avrupa Birliği (AB) ve Hint-Pasifik bölgesinden partnerler ile bir araya gelineceğini belirtti.
Bu hafta Ukrayna’nın Buça kentinin Rus işgalinden kurtuluşu ve burada bir trajedi ile karşılaşılmasının yıl dönümünün olduğunu vurgulayan Rutte, NATO müttefiklerinin Ukrayna’yı desteklemeye devam ettiklerini söyledi. Rutte, "Müttefikler, Ukrayna’ya bu yılın ilk üç ayında 2025 yılı için 20 milyar eurodan fazla güvenlik yardımı taahhüt etti. Wiesbaden’deki komutanlığımız da Ukrayna’ya yönelik güvenlik yardımı ve eğitim faaliyetlerinin koordinasyonunu sürdürüyor" dedi.
Rutte, "Rusya’dan gelen tehdit devam ediyor ve Rusya; Çin, İran ve Kuzey Kore ile yakın iş birliğine devam ederek yalnızca Ukrayna’ya zarar vermekle kalmıyor, tüm ittifak aleyhinde ve dünya genelinde tehditler oluşturuyor" dedi.
"ABD’NİN ÇEKİLME PLANI YOK"
Tehditlerin sadece Avrupa-Atlantik bölgesiyle sınırlı olmadığını ve çok boyutlu bir şekilde dünyanın diğer bölgelerinde de mevcut olduğunu vurgulayan Rutte, "Sadece ABD açısından değil, diğer NATO müttefikleri ve ittifakın geneli için de Hint-Pasifik bölgesinde neler olup bittiğinin farkında olmamız gerekiyor. İşte bu nedenle bu bölgeyle yakın iş birliği içerisindeyiz. Aynı zamanda bu durum, ABD’nin o bölgeye daha fazla odaklanmak istemesini de anlaşılır kılıyor" dedi.
"ABD’NİN HERHANGİ BİR ÇEKİLME PLANI YOK"
ABD’nin Avrupa’dan çekilme planı olmadığını fakat Avrupalıların daha fazla sorumluluk üstlenmeleri gerektiğinin altını çizen Rutte, "ABD’nin herhangi bir çekilme planı yok. ABD’nin NATO’ya tam anlamıyla bağlı olduğunu biliyoruz. Ancak bu gezegenin tamamını istikrarda tutabilmek hepimizin çıkarına. NATO’nun temel odak noktası Avrupa-Atlantik bölgesi olmaya devam edecek. Fakat söylediğim gibi, biz 32 müttefik olarak tehditlerin yalnızca Rusya ile sınırlı olmadığının farkında olmalıyız" dedi.
SIRP LİDER DODİK’E MAHKEME KARARINA UYMA ÇAĞRISI
Basın toplantısında Bosna Hersek’teki gerginliğe ve hakkında yakalama kararı bulunan Bosnalı Sırp siyasetçi Milorad Dodik’e ilişkin bir soru alan Rutte, "NATO adına açık bir şekilde ifade ettim. Bosna Hersek’te bir güvenlik boşluğunu kabul edemeyiz. Orada herhangi bir istikrarsızlık istemiyoruz. Elbette bu durum, Sırp Cumhuriyeti Başkanı Dodik konusunda da geçerli. Oradaki tüm mahkeme kararları ve yaşanan gerginlikler çerçevesinde kendisinden beklentimiz net. Bağımsız yargının verdiği kararlara saygı göstermesi ve bu doğrultuda davranması gerekiyor" dedi.
"RUSYA’NIN HER TALEBİ FAZLA CİDDİYE ALINMAMALI"
Rusya’nın Ukrayna’da ateşkes için öne sürdüğü temel talepler ve NATO’nun 1997 sınırlarına geri dönüşü talebine ilişkin bir soruya cevap veren Rutte, "Başkan Putin ve Rusya’dan gerek barış anlaşmasına dair olsun gerek başka konularda olsun, birçok çılgınca şey duyacaksınız. Bunların hepsini fazla ciddiye alınmaması gerekiyor. Elbette her zaman değerlendirilmeli ve gerektiğinde yanıt verilmeli ama bu kendisinin müzakere yöntemlerinden biri" dedi.
GRÖNLAND KONUSUNA YORUM YAPMAKTAN KAÇINDI
Grönland’ı kimin kontrol etmesi gerektiği yönündeki bir soruya cevabında, "Elbette, Danimarka" şeklinde cevap veren Rutte, bir NATO üyesi olan ABD’nin Grönland’a yönelik ilhak taleplerine hakkındaki bir soruya ise NATO’nun öncelikle odaklandığı konunun Arktik bölgesinin güvenliği olduğu şeklinde cevap verdi. Rutte, "Yapmak istediğim şey esas meseleye odaklanmak ve burada esas mesele, Arktik bölgesinin savunmasıdır" dedi.
Bu bölgede yedi NATO müttefiki bulunduğuna dikkat çeken Rutte, "Çin’in açılmakta olan deniz yollarından faydalanmakta olduğunu, Rusya’nın ise bölgeyi giderek daha fazla silahlandırdığını biliyoruz. Ayrıca çok somut bir mesele ile karşı karşıyayız. Buz kıran gemilerimiz yeterli değil. Küçük bir detay gibi görünebilir ama öyle değil. Bu son derece önemli bir konu" dedi.