KKTC Meclisi’nde yapılan bir oturumda söz alan Girne Amerikan Üniversitesi’nin kurucusu ve Demokrat Parti KKTC Milletvekili Serhat Akpınar, Ekrem İmamoğlu’nun GAÜ’den İstanbul Üniversitesi’ne geçiş sürecine dair önemli açıklamalarda bulundu. Akpınar, İmamoğlu’nun GAÜ’den ayrılmasının ve İstanbul Üniversitesi’ne geçişinin, o dönemdeki uluslararası eğitim sistemiyle uyumlu bir şekilde gerçekleştiğini belirtti. Akpınar, geçiş işleminin GAÜ kayıtlarında doğrudan görünmemesinin sebebinin, o dönemde ABD’deki partner üniversite olan Southeastern Üniversitesi aracılığıyla yapılmış olabileceğini ifade etti. Bu açıklama, İmamoğlu’nun İstanbul Üniversitesi’ne geçişinin aslında, o dönemdeki eğitim modeline uygun bir şekilde gerçekleştiğini savundu.

Serhat Akpınar, KKTC üniversitelerinin Türkiye'deki Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından doğrudan tanınmaması durumunda, uluslararası anlaşmalarla bu durumun aşıldığını vurguladı. O dönemde Southeastern Üniversitesi ile yapılan iş birliği sayesinde, öğrencilerin diplomalarının YÖK tarafından geçerli sayıldığını ifade eden Akpınar, "Bugün sorgulanan sistem, o dönemde Türkiye makamlarıyla uyum içinde yürütüldü. YÖK tarafından denklik, askerlik tecil işlemleri gibi tüm prosedürler resmi olarak gerçekleştirildi" diye konuştu. Akpınar, bu yöntemin yalnızca Ekrem İmamoğlu için değil, o dönemde eğitim gören yüzlerce öğrenci için uygulandığını belirterek, yaşanan sürecin adil bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Ayrıca, yaşananların sadece İmamoğlu’na yönelik olmadığını, KKTC üniversitelerinin itibarını da hedef aldığını söyledi.

İstanbul Üniversitesi’nin geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklama, İmamoğlu’nun 1990 yılında aldığı diplomanın “yok hükmünde” olduğunu ileri sürmesiyle tartışmaları derinleştirdi. Üniversite yönetimi, kararın gerekçesini, İstanbul Üniversitesi’ne yapılan yatay geçişin usulsüz olduğu iddialarına dayandırdı. Bu karar, muhalefet tarafından sert bir şekilde eleştirilerek “siyasi bir operasyon” olarak nitelendirildi.

Bu olay, Türkiye ile KKTC arasındaki eğitim iş birlikleri ve denklik anlaşmalarının ne ölçüde sağlıklı işlediği sorusunu gündeme getirirken, eğitimde uluslararası iş birliklerinin önemi bir kez daha gözler önüne serildi.

Önümüzdeki günlerde YÖK ve ilgili kurumların bu konuya dair yapacağı açıklamalar merakla bekleniyor.