Hastalıklarda beslenme diyabet tedavisi yaptıklarını açıklayan Diyetisyen Elif Üstgelgin, “Hastalıklarda beslenme diyabet tedavisi yapıyoruz, insülin direnci olan hastalarımız, gebe hastalarımız, Emzikli hastalarımız var, onlara da diyet hazırlıyoruz. Özel program bazıları kilosundan şikayetçi oluyor onun için geliyorlar. Kilo almak isteyen kilo vermek isteyenlere özel diyetler uyguluyoruz. Tek tek sıralamamız gerekirse hastanemiz çatısı altında Kilo alma / Kilo verme Kilo koruma, Hastalıklarda beslenme, Vegan / vejetaryen beslenme, Gebelik ve emziklik döneminde beslenme, Çocukluk ve ergenlik döneminde beslenme, Sporcu beslenmesi, Sürdürülebilir beslenme gibi konularda hastalarımıza programlar oluşturarak hem sağlıklarını koruyor hem de istedikleri forma ulaşmalarını sağlıyoruz.” dedi.
AKDENİZ DİYETİNİ TERCİH EDİYORUM
Akdeniz diyetini tercih ettiğini dile getiren Üstgelgin, “Akdeniz Diyeti isminden de anlaşıldığı üzere kültürümüze yakın eski uygarlıklardan ismini almış bir diyet formudur. Hastanın ihtiyacı olan yağ alımını biz bu diyette Zeytinyağı ile sağlıyoruz. Bitkisel gıdalar, tahıllar, meyveler, sebzeler, baklagiller ve yağlı tohumların yanı sıra kırmızı et ve diğer et ürünlerinin tüketimini minimuma indirip orta düzeyde balık, deniz ürünleri ve süt ürünleri tüketimini sağlıyoruz. Akdeniz diyetini tercih ediyorum. Ben bir de iç Anadolu bölgesinde genelde bunları bulmamız daha kolay oluyor. İşte sebzelerdir et kültür çok şükür bol bol protein, sebze ağırlıklı yazıyorum diyetleri bu durumda danışanları mutlu ediyor tabiî ki çünkü sevdikleri besinleri tüketebiliyorlar.” ifadelerini kullandı.
ALZHEİMER VE KANSER HASTALIKLARINDA ÖNERİLİR
Üstgelgin devamında ise şunları söyledi, “Genelde Akdeniz diyetini tercih ediyorum. Yani bir sürü diyet programı çıktığı için şimdi ketojenik diyet, aralıklı oruçtur her insana hitap etmiyor. Özellikle kalp hastaları için uygun olan Akdeniz diyetinin çeşitli hastalıkların önlenmesi ve tedavisinde önemli rol oynadığı da kanıtlandı. Akdeniz diyeti dediğimiz bu diyet programı, obezite, tip 2 diyabet, kardiyovasküler hastalıklar, Alzheimer ve kanser hastalıklarında önerilir.”
ARALIKLI ORUÇ DEDİĞİMİZ DİYET PROGRAMI ASLINDA BİR DİYET DE DEĞİLDİR
Üstgelgin vatandaşlar tarafından en çok merak edilen aralıklı oruç hakkında ise, “Aralıklı oruç dediğimiz diyet doğru uygulandığında hem kilo vermemizi sağlıyor hem de sağlığımızı korumamıza destek oluyor. Aralıklı oruç dediğimiz diyet programı aslında bir diyet de değildir birçok hastamız son zamanlarda isminin fazlaca duyulması sebebi ile ben aralıklı oruç programı istiyorum şeklinde bana geliyor Aralıklı oruç diyet programından gün içerisinde tükettiğiniz besinlerin farklı bir düzende tüketilmesidir. Aralıklı diyet mantığı sabah 11 de kahvaltı yapılıyorsa akşam yedi de yiyecekler tamamen kesiliyor. Yedi den sonra hiçbir şekilde yeme yapmıyoruz, yani bir şey yemiyoruz ama sıvı tüketimi devam ediyor. Bu saat aralığı 16-8 oluyor saat aralığı, sabah 11’de kahvaltılarını yapıyorlar. Çok güzel besleniyorlar protein artı işte peyniridir yumurtasıdır etidir o tarz besleniyorlar gün içinde akşam yedi de tekrardan normal bir yemek düzeni oluyor onu yapıyorlar yediden sonra kesinlikle dediğim gibi kuru yemiştir, meyvedir bunlar dahil olmak üzere hiçbir şey tüketmiyorlar. Onun yerine sıvı ağırlıklı bitki çayı tüketebiliyorlar kahve tüketebiliyorlar madem suyu su tüketebiliyorlar onun dışında yemeği kesiyoruz.” dedi.
HASTAYA UYGUN BİR DİYET PROGRAMI HAZIRLIYORUZ
Aralıklı oruç diyetini her hastasına uygun görmediğini söyleyen Üstgelgin; “Ben aralıklı oruç diyetini her hastama uygun görmüyorum. Her hastama arılıklı oruç uygun olmuyor bazı hastalarımda kan şekerleri tabii ki de uymuyor bu dengeleri göz önünde bulundurarak hastaya uygun bir diyet programı hazırlıyoruz. Yeme bozukluğu olanlar, şeker hastalığı, düşük tansiyonu, Beden Kitle İndeksi 18.5 ve altında olanlar aralıklı oruç diyeti yapmamalı. Düzenli ilaç kullananların, hamilelerin, emziren annelerin, ergenlerin ve hamile kalmaya çalışan kadınların aralıklı oruç diyetini yapmaması gerekir.” İfadelerini kullandı.
AÇ KALARAK KİLO VERİLDİĞİNDE KALORİ AÇIKLARI OLUYOR
Diyet programlarının hastane ortamında daha güvenlikli olacağını düşündüğünü dile getiren Diyetisyen Elif Üstgelgin, “Ben diyet programlarının hastane ortamında daha güvenlikli olacağını düşünüyorum. Çünkü kan tahlili ile düzenli olarak hastamızın değerlerini kontrol altında tutuyoruz. Diyete başlamadan önce hastamız ilk geldiğinde şikayetlerini dinliyoruz sonrasında kan sonuçlarına bakabiliyoruz. Aç kalarak zayıflamayı hiçbir şekilde önermiyorum. Aç kalarak kilo verildiğinde kalori açıkları oluyor iç organları yağlanabiliyor kas mineralleri kesinlikle düşüyor, protein değerleri düşüyor. Yani en kötüsü dediğim gibi iç organlara zarar vermek. Yani siz organlarınızı sağlıklı tutmadığınız sürece vücudunuz hiçbir şekilde sağlıklı olamayacağı için uzun süre açlığı önermiyorum. Yani şimdi aralıklı orucu da böyle sanıyorlar. Yani biz aç kalacağız. Uzun süre yine aynı duruma düşeceğiz. Çok güzel zayıflayacağız ama aç bırakayım kendime. Proteinini de almayım karım da almayayım o kafada oluyorlar ama kesinlikle önermediğim bir durum. Yani yapılan diyetleri iyice araştırıp doktor ve uzman kontrolünde yapmak çok önemli.” dedi.
BAĞIRSAK SİSTEMİNDE SORUN YAŞAYABİLİYOR
Diyette ekmek tüketimini paylaşan Üstgelgin “Gerçekten protein oluyor yani sebze ve et ağırlık dediğim gibi her öğünde mutlaka haftada iki olacak şekilde et öneriyorum bu tavuk olabilir, balık olabilir ya da normal bir et olabilir. Kıyma da olabilir tabii ki de sebzelerle bunu destekliyoruz. Zeytinyağlı sebze yemeklerini öneriyorum. Tabii ki karbonhidrat noktasında bazı diyetisyen arkadaşlarım vermiyor bildiğim kadarıyla ama ben vücuda karbonhidrat girmesi gerektiğini de düşünüyorum. Ekmek tüketmeyen bir insan bağırsak sisteminde sorun yaşayabiliyor. Kabızlığa neden olabiliyor. Yani bu sefer zayıfladım derken kabız oluyor yine ödem oluşmaya başlıyor. Yine rahatsızlıklar başlıyor.” dedi
MİSAFİRLİKLERE OLDUKÇA TOK GİTMELERİNİ İSTİYORUM
Kurban Bayramı’nda vatandaşların dikkat etmesini söyleyen Üstgelgin, “Önümüz Kurban Bayramı herkes her şeyden istediği kadar yiyebilir, mesela et yemek istiyorlar, o anda et yiyebilirler ama akşam biraz kontrollü gitmelerini öneriyorum. Şimdi ben direkt siz et yemeyin, tatlı yemeyin diyemeyeceğim. Bayramda illaki yeniyor çünkü ortamlarda dediğim gibi sabah değil de mesela öğlen yediler kavurma yemek istediler akşam biraz daha sebze ağırlıklı bir şeyler yaparlarsa ıspanak ya da taze fasulye o şekilde geçirmelerini isterim. Tatlı baklava da yenilecek bu bayramda misafirliklere oldukça tok gitmelerini istiyorum. Aç kalmasınlar işte bayram ziyaretine giderken daha çok bu sefer tatlı yemeğimiz oluyor. Şimdi herkes her gün et yemek istiyor bayramda ama madem her gün yiyeceksiniz bir kere olacak şekilde çıkartabilir, yağlanma yapabilir, istemediğimiz kilolar olabilir, geri dönüşte değişiyor. Kurban Bayramı sonrasında gelecek danışmana önereceğim sebze ayrı bir beslenme programı olacaktır. Yani öyle dengelemelerini istiyorum.”dedi