Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Nevruz’un resmi bayram olarak ilan edileceğini duyurmasının ardından, yasal düzenlemeler için çalışmalar hız kazandı. Erdoğan, 21 Mart Nevruz Günü Anma Programı’nda, bu geleneksel kutlamanın Türkiye’de de resmi tatil haline geleceğini açıklamıştı. Konuya ilişkin yasal düzenleme çalışmalarının, Ramazan Bayramı sonrasında başlayacağı belirtiliyor.
TÜRK DÜNYASI'NDA ORTAK BAYRAM
AK Parti içindeki kaynaklardan edinilen bilgilere göre, Nevruz’un sadece Türkiye’de değil, Türk Dünyası'nda da ortak bir bayram olarak kabul edilmesi amaçlanıyor. Şu anda Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan, Kazakistan, Özbekistan ve Azerbaycan gibi ülkelerde resmi tatil olan Nevruz’un Türkiye'de de resmiyet kazanması için bir yasa değişikliği yapılması gündemde.
Bu süreci, AK Parti Türk Devletleri ile İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu’nun yürüteceği öğrenildi. Zorlu, geçtiğimiz aylarda İYİ Parti’den AK Parti’ye katılmıştı ve Türk Dünyası ile ilgili çalışmalarda önemli bir rol üstlenmişti.
"BU ADIMDAN İYİ NİYET BEKLEMEK GÜÇ"
İYİ Parti Türk Dünyası ve Yurt Dışı Teşkilatlanma Başkanı Dr. Ayyüce Türkeş Taş, bu gelişmenin İmralı süreciyle aynı döneme denk gelmesine dikkat çekti. Türkeş, Nevruz’un Türklerin Ergenekon’dan çıkışını simgeleyen bir bayram olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Nevruz, Türk Ergenekon Bayramı. Bu, millet olduğumuzun da ispatıdır. Biz hepimiz Türk milletiyiz ve ortak değerimizdir. Birlikte kutladığımız bu bayramı, terör örgütü PKK’nın sahiplenmeye çalışması, ayrılıkçılık yaratma amacını taşıyor. Hükümetin bu niyetini anlamak zor. Ancak son zamanlarda ülkemizde meydana gelen olumsuzluklar karşısında, bu adımdan iyi niyet beklemek güç."
Öte yandan, bazı kişiler Nevruz’un resmi bayram ilan edilmesinin anlamını sorguluyor. Bir görüşe göre, Türkiye’de zaten yeterli sayıda resmi tatil bulunduğu ve Nevruz’un bahar bayramı olarak zaten kutlandığı ifade ediliyor. Bu tür düzenlemelerin toplumu gereksiz bir şekilde kutuplaştırabileceği kaygısı da dile getirilmekte. 2015’te benzer bir süreç yaşandığında, bu tür adımların ağır bedellere yol açtığına dikkat çekilerek, aynı hataların tekrar edilmemesi gerektiği ifade ediliyor.