Ankara, Türkiye'nin başkenti olarak hem tarihi hem de güncel öneme sahip bir şehir. Bu büyüleyici kent, sadece siyasi ve idari anlamda değil, aynı zamanda gizemli hikayelerle dolu tarihi yapılara da ev sahipliği yapmaktadır. Bu yapılardan biri de MİT tarafından kullanılmış olan İkinci Vakıf Apartmanı'dır. Peki, bu tarihi apartmanın hikayesi nedir?
Mimar Kemaladdin tarafından yapılmıştır
Ankara'nın Altındağ'ın Ulus semtinde bulunan bu bina, 1927 yılında çizimi yapılıp 1928 yılında yapıma başlanmıştır. 1930 yılında da tamamlanan İkinci Vakıf Apartmanı, Mimar Kemaleddin tarafından tasarlanmıştır. Daha önce MİT tarafından kullanılan bu bina günümüzde Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü olarak hizmet vermekte. Ayrıca; Ankara Devlet Tiyatrosu'na bağlı olarak hizmet veren sahnelerden Küçük Tiyatro ve Oda Tiyatrosu'na da ev sahipliği yapmaktadır. Ancak bu apartmanın asıl ilginç yanı, Türkiye'nin istihbarat teşkilatı olan Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından kullanılmış olması.
MİT'in bu binayı kullanması, bir önceki kullandıkları binanın yıkılacak olmasından kaynaklanmıştır. 1934 yılında Gençlik parkının karşısında yer alan Vakıflar Binasına geçilmiştir.
İkinci Vakıf Apartmanı'nın halka kapalı olması ve MİT tarafından kullanılmış olması, bu binanın etrafında döneminde birçok spekülasyona neden olmuştur. Kimi insanlar, binanın sıradan bir apartman olduğunu düşünmüş, kimi insanlar ise burada gizli operasyonlar ve casusluk faaliyetleri olduğuna inanmıştır.
Binanın Özellikleri
Akımın en önemli örneklerinden biri olan I. Ulusal Mimarlık, II. Evkaf Apartmanı Batı ve Osmanlı mimarisinin izlerini taşıyan bir yapıdır. Cumhuriyet döneminde yaygın olarak kullanılmaya başlanan betonarme tekniği ile inşa edilmiştir. Gençlik Parkı'na bakan yedi katlı bir bina olarak tasarlanan binanın alt katında tiyatro salonu ve mağazalar yer alırken, üst katları konaklama amaçlı dairelere ayrılmıştır.
Dikdörtgen planlı yapının ortasında geniş bir hava boşluğu bulunmaktadır. Bu mekanın zemin kat ve birinci kata denk gelen kısımları günümüzde Küçük Tiyatro sahnesi olarak kullanılmaktadır. Katları birbirine bağlayan merdivenler her cephenin ortasına yerleştirilerek binayı çevreleyen sokaklara çıkış kapısı yapılmıştır. Orijinal projede her merdivenin her katta iki daireye hizmet verdiği, dolayısıyla binada bodrum ve çatı katları hariç 40 dairenin bulunduğu anlaşıldı. Konutların banyo, tuvalet ve mutfaklarının orta hava boşluğuna, odaların ise dış duvarlara baktığı görülüyor. Daha sonraki tadilatlarda apartman koridorlarının bölme duvarları yıkılarak bina çevresindeki sirkülasyonun sürekliliği sağlandı.
Birçok şair ve yazar kalmıştır
Ünlü şair Orhan Veli Kanık, yazar Ahmet Hamdi Tanpınar, ressam Saip Tuna gibi isimler de bir süre bu binada yaşamıştır.
Ancak günümüzde, bu tarihi bina artık MİT tarafından kullanılmamakla birlikte, Ankara'nın önemli simgelerinden biri olarak ayakta durmaktadır. İkinci Vakıf Apartmanı, şehrin tarihine tanıklık etmiş ve sırlarla dolu geçmişiyle meraklılarını cezbetmektedir. Ulus semtinde bulunan bu bina, tarih ve gizem severler için keşfedilmeyi bekleyen bir hazine gibidir.
Sonuç olarak, Ankara'nın tarihi İkinci Vakıf Apartmanı, hem MİT'in faaliyetlerine tanıklık etmiş hem de kentin gizemli tarihine dokunmuş bir yapıdır. Şimdi halka açık olmasıyla bu binanın geçmişine ve hikayesine dair daha fazla bilgi edinmek mümkün. Ankara'nın sokaklarında yürürken, bu tür tarihi yapıları keşfetmek, şehrin sırlarla dolu geçmişiyle daha yakından tanışmanın bir yolu olabilir.
Haber: Tuğba Akkesen